اخر تحديث : 02:22:42 14-05-2023
Ayrılığın Hediyesi
احمت كايا
Ayrılığın Hediyesi
Şimdi saat sensizliğin ertesi
Yıldız doğmuş gökyüzü ay aydın
Avutulmuş çocuklar çoktan sustu
Birben kaldım tenhasında
Gecenin avutulmamıs ben
Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
Ki bu yaşlar utangaç boynunun
kolyesi olsun
Buda benim sana
ayrılırken hediyem olsun
Soytarılık etmeden
güldürebilmek seni
Ekmek çalmadan doyurabilmek
Ve haksızlık etmeden
doğan güneşe
Bütün aydınlıkları içine
sezebilmek gibi
Mülteci isteklerim oldu
arasıra biliyorsun
Şimdi iyi niyetlerimi bir bir
yargılayıp asiyorum
Bu son olsun son olsun
Şimdi saat yokluğunun belası
Sensiz gelen sabaha günaydın
İşi gücü olanlar çoktan gitti
Bir ben kaldım voltasında gecenin
Hic uyumamış ben
Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim
Ki bu yaşlar utangaç
boynun kolyesi olsun
Bu da benim sana
Ayrılırken hediyem olsun
Kafamı duvara vurmadan
tanıyabilmek seni
Beyninin icindekileri anlıyabilmek ve
Yitirmeden yüzündeki anlık
tebessümü
Bütün saatleri öyleyce
Dondurabilmek için
Çıldırasıya paraladım kendimi
Lanet olsun
Artık sigarayı üç pakete
çıkarttım günde
Olsun gözüm olsun
ne olacaksa olsun
| تصنيف الاغنية | اغاني تركية |
| اسم الاغنية | Ayrılığın Hediyesi |
| اسم المطرب | احمت كايا |
| كلمات الاغنية | غير معروف |
| الاغنية من الحان | غير معروف |

Kendine iyi bak yanyana geçen geceler unutulup gider mi acılar birden biter mi bir bebek özleminde seni aramak varya bu hep böyle böyle gidermi suya hasret çöllerde beyaz güller biter mi dikenler göğü deler mi bir menekşe kokusunda seni aramak varya bu hep böyle böyle gider

Karanlikta Akşam Olur Karanlıklar çökende Devriyeler Adım Adım Gezen De Kar Kaplamış Solmuş Güller Gören De Sarılıp Dallarına öpesim Gelir San Ki Gökten Kar Yerine Kan Yağıyor Kar Altında üşümüş Bir çocuk Ağlıyor Yaşlı Gözler Ile Bana Bakıyor Akan Gözyaşını Içesim Gelir İşte Böyle Ka

Kim Susturabilir Bizim Türkümüzü Kim susturabilir bizim türkümüzü kim Biz ki bu hasreti semahların seyrinden alıp gelmişiz Biz ki onu sitemkar anaların kirpiğinden derlemişiz Süzülsün de acının derin izler bıraktığı gül yanaklardan Yere dökülsün istememişiz Bizim türkümüzü rüzgar söyler her ge

Katlime Ferman Bir yürüyüş eylediler sabahtan Ilgıt ılgıt kan gidiyor loy loy Bir yürüyüş eylediler sabahtan Ilgıt ılgıt kan gidiyor loy loy Dayan dizlerim dayan Ağla gözlerim ağla Namlu puşt olmuş at ayağı puşt Dayan dizlerim dayan Ağla gözlerim ağla Namlu puşt olmuş at ayağı puşt

Korkarim Gençlimi kimse bilmez Sakallarımdan çocuk kokusu Ağzımdan ay ışığı fışkırır benim Ceketimi yağmurlara astığımdan beri Tehlikeli şiir okur Dünyaya sataşırım ben Güzüm baharlara Yüzüm yağmurlara Hüznüm dağlara küs Gözüm sabahlara Ömrüm topraklara Hüznüm dağlara küs Ge

Kalan Kalır Vur sırtına vur sırtına Dostun oldum vur sırtına Madem ki ben kaldıramam Derdimi al vur sırtına Duman kalır duman kalır Ocak tüter duman kalır Ben yanarım hiç tükenmem Benden sonra duman kalır Kalan kalır kalan kalır Giden gider kalan kalır Ben giderim geri gelmem Be

Karwan Kanî diherikîn Û karwan diçû Tişt nema li dû Hêvî ar û dû Û bayê gerok Ji xew rakirin Bîrhatinên kûr Çavên te yî girî Lêvên te yî gezo ax ax Karwan diçe zû Şarê min î dûr Bêje bav û dê Yara çav li rê Ezê bêm bêm û bêm Wê bête ew roj

Kara Yazı Geçmedi yare sözümüz Yollarda kaldı gözümüz Yere sürüldü yüzümüz Böyleymiş kara yazımız Çiçekler açılmaz oldu Pınarlar içilmez oldu Yar bize gülmez oldu Böyleymiş kara yazımız Yalnız ona yar demiştik Onda bir şey var demiştik O bizi anlar demiştik Böyleymiş kara yazımız

Kaçak Ve Anne Uçtum ateş üstüne Dağlansın diye sızım Sorma halim ne olur Yoruldum anlamsızım Yağmur doldu içime Açım sigarasızım Uyuyor musun anne Ben geldim vefasızın Suç oldu suç üstüne Her şarkım her yazım Vuruştum türkülerle Kanla beslendi sazım Bir rüzgarın önünde